3 Nisan 2015 Cuma

Bukalemun

Değiştiremeyeceğin şeyler için sinirlenme. Sen kendini değiştirebiliyor musun, bir ona bak.

5 Mart 2015 Perşembe

Kendini beğenenler el kaldırsın!

Kendimizi sevelim, eyvallah.
Kendimizle barışık olalım, gelmiş-geçmiş hataları affedelim, o yüklerle yaşamayalım, o da şart.
Peki başkalarının onayına ihtiyacımız olsun mu?
Cıksss olmasın.
Ee o kadar kılık-kıyafet, para-pul- şan-şöhret, tweetler, likelar, beğeniler ne olacak şimdi, ya beni unuturlarsa, ya kimse beğenmezse?
Eyvah eyvah yandın o zaman, hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Aman dikkat, sonra uf olursun.
Sen yine bildiğin gibi yapmaya devam et, aaaa ama sakın "kendimi övmeyi sevmem, öveni hiç sevmem" demeyi unutma!

Ben beni severim benden ötürü :)

27 Şubat 2015 Cuma

AFFET



Yüreğindeki ağırlığı bırak ve affetmenin hafifliğini, huzurunu yaşa.
Şu anda en çok kimi affetmeye ihtiyacın var?
Kendine bunu sorduğunda, sana saçma da gelse, aklına gelen kişi ya da kişileri affet.
Bu aslında sadece ve sadece tek bir kişiyi özgürleştirecek; seni. Ve senin ruhun özgürleşmek istiyor.

Hatırla: Affetmek, o kişinin yaptıkları doğru anlamına gelmiyor, sadece affetmemenin yüreğindeki zehrini bırakmanı sağlıyor. O kişiyle yüzleşmene bile gerek yok. Affetmek, sadece yüreğinde yaptığın bir çalışma.
Kendine affetmenin hediyesini ver.
1-Eğer bunu yaparsan, evren de sana, bundan sonra güzel insanları ve farklı ortamları sunacak, bunu bil.
2- Üstelik affetmek, senin yaşam dersin. Onu şimdi öğrenirsen bir daha o dersi yaşaman gerekmeyecek.
3-Affetmeyi seç ve affetmenin hafifliğini, özgürlüğünü yaşa.
Beki İkala'dan.
 

18 Şubat 2015 Çarşamba

E nasıl olacak bu işler?

Herkes dünya değişsin istiyor, ama kimse kendisini değiştirmek istemiyor.
Sıkıntı bende galiba.

16 Şubat 2015 Pazartesi

İnce çizgiler-1

Dürüstlük ve kabalık arasındaki çizgi, nerede başlar nerede biter?
Herkese herşeyi söylemeli miyiz?

Ben bir zararı yoksa söylememekten yanayım. Karşındakini bozmak, incitmekten başka bir işe yaramayacaksa susarım. Herkesi düzelteceğim diye bir çaba içine girmem. Ya da benim doğrum doğrudur diye. Bir faydası olacaksa uygun bir uslupla söylerim.
Mecbursam ya da söylemesem duramam diyorsam da yumuşatıp fazlaca empati yapıp kırmadan söylemeye çabalarım.
Bazen birinin bana bir şey söylemesi değil ama hissettirmesi bile düşündürüyor. Arkasındaki ana fikri anlayabiliyorum. İyi niyetli ise sorun yok. Ama beni bozmak, bana ayar vermek, hatamı yakalamış olmaktan mutlu olmak gibi fesat fikirlerle yapılıyorsa durum pek vahim.
Ben bozulmam, ayar almam. Hata yapabilirim, sorun değil... De sen nasıl bir insan olursun bunları düşünürken. Kendini mi ispata uğraşıyorsun, beni mi gözünde büyütüyorsun, anlamadım.

Bana çok nazik, hassas, kırılgan, ezik, verici, alçakgönüllü, azınlık vs diyenler var. Olabilirim. İyi de ben niye yanlış olanım, niye onlara benzemeliyim, onlar bana benzese de daha saygı ve sevgi dolu çocuklar yetiştirsek ve dünya toz pembe olsa..... 

11 Şubat 2015 Çarşamba

Afiyet olsun da...

Sosyal medyasına:
a) En az bir kez içki fotoğrafı koyanlar,
b) Birkaç kez içki fotoğrafı koyanlar,
c) Zırt-pırt içki ve içki masasında fotoğrafını koyanlar.


Maksadınız ne?
a) Param var içiyorum.
b) Çevrem var içiyorum.
c) Yeni keşfettim gururla içiyorum.
d) Baaaak nasıl içiyorum.




Kendime notlar:

Bencil insanlardan uzak dur.
Empati yapamayanlardan da.
Dinlemeyi bilmeyenlerden.
Ve de kurallarıyla hayatı etrafına zindan edenlerden.
Bir de bedenine saygı duymayanlardan.
A.. bir de kaba insanlardan.
Son olarak kendiyle dalga geçemeyenlerden.
Bu kesin son, bana değer vermeyenlerden.
Yeter mi...
Bu güzel çiçekler yetmez diyenlere gelsin.

Eee ne demişler, sev seni seveni, aşk nedir bileni,
Arama hiç boşuna bırakıp da gideni
Güzel insanlar, bekleme yapma, yaklaş, yaklaşşş...

Konular konuları açar

Memlekette mesele bitmez, bende fikir.
Eee ne yapacağım bu kadar fikri dedim, bari dökeyim ortaya, evrene mesajım olsun dedim.
İyi ettim.
Hoşgeldim.