16 Şubat 2015 Pazartesi

İnce çizgiler-1

Dürüstlük ve kabalık arasındaki çizgi, nerede başlar nerede biter?
Herkese herşeyi söylemeli miyiz?

Ben bir zararı yoksa söylememekten yanayım. Karşındakini bozmak, incitmekten başka bir işe yaramayacaksa susarım. Herkesi düzelteceğim diye bir çaba içine girmem. Ya da benim doğrum doğrudur diye. Bir faydası olacaksa uygun bir uslupla söylerim.
Mecbursam ya da söylemesem duramam diyorsam da yumuşatıp fazlaca empati yapıp kırmadan söylemeye çabalarım.
Bazen birinin bana bir şey söylemesi değil ama hissettirmesi bile düşündürüyor. Arkasındaki ana fikri anlayabiliyorum. İyi niyetli ise sorun yok. Ama beni bozmak, bana ayar vermek, hatamı yakalamış olmaktan mutlu olmak gibi fesat fikirlerle yapılıyorsa durum pek vahim.
Ben bozulmam, ayar almam. Hata yapabilirim, sorun değil... De sen nasıl bir insan olursun bunları düşünürken. Kendini mi ispata uğraşıyorsun, beni mi gözünde büyütüyorsun, anlamadım.

Bana çok nazik, hassas, kırılgan, ezik, verici, alçakgönüllü, azınlık vs diyenler var. Olabilirim. İyi de ben niye yanlış olanım, niye onlara benzemeliyim, onlar bana benzese de daha saygı ve sevgi dolu çocuklar yetiştirsek ve dünya toz pembe olsa..... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder